7582 SAYILI BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

05Haziran2026Sayı: 2026/56
PDF İNDİR

7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 04/06/2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun kapsamında vergi mevzuatında yapılan değişiklikler ve düzenlemeler aşağıda özetlenmiştir.

1. Amme Alacaklarında Tecil Süresi Uzatılmış ve Teminatsız Tecil Tutarı Yükseltilmiştir.

7582 sayılı Kanunun 1’inci maddesiyle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişiklik kapsamında; 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi uyarınca tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarılmış, ayrıca teminatsız tecil tutarı 50.000 TL’den 1.000.000 TL’ye yükseltilmiştir.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

2. Gelir Vergisi İstisnasından Yararlananlara Veraset Yoluyla İntikallerde %1 Vergi Oranı Uygulaması

7582 sayılı Kanunun 2’nci maddesiyle, 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanununun 16 ncı maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan değişiklik kapsamında; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20/D maddesi kapsamında gelir vergisi istisnasından yararlananlardan, mezkûr istisna için öngörülen süre dâhilinde gerçekleşen veraset yoluyla mal intikalinde vergi oranı %1 olarak uygulanacaktır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

3. Teknogirişim Şirketleri Tarafından Çalışanlara Verilen Pay Senetlerinde Gelir Vergisi İstisnasına İlişkin Düzenleme

Mevzuatın değişiklik öncesi halinde, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 17’nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işverenler tarafından hizmet erbabına bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret niteliğinde kabul edilen pay senetlerinin, verildiği tarihteki rayiç değerinin hizmet erbabının ilgili yıldaki brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmekteydi.

Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca, hizmet erbabı tarafından bu şekilde iktisap edilen pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren üç tam yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı; dört ila altı yıl içerisinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75’i; yedi ila on iki yıl içerisinde elden çıkarılması halinde ise istisna edilen verginin %25’i, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilmekteydi.

7582 sayılı Kanunun 3’üncü maddesiyle yapılan değişiklik kapsamında, söz konusu istisnanın üst sınırı hizmet erbabının ilgili yıldaki brüt ücret tutarının iki katı olarak yeniden belirlenmiştir. Ayrıca, ikinci fıkrada yer alan “üç”, “dört”, “altı”, “yedi” ve “on iki” ibareleri sırasıyla “iki”, “üç”, “dört”, “beş” ve “altı” şeklinde değiştirilerek, pay senetlerinin elde tutulma sürelerine ilişkin şartlar yeniden düzenlenmiştir.

Yapılan düzenleme ile teknogirişim şirketleri tarafından çalışanlara verilen pay senetlerinde gelir vergisi istisnası uygulamasının üst sınırı genişletilmiş olup, istisna tutarı brüt ücretin iki katına çıkarılmıştır.

Bununla birlikte, pay senetlerinin elde tutulma sürelerine bağlı olarak istisnadan yararlanma koşulları daha kısa süreler esas alınarak yeniden düzenlenmiştir.

Aşağıdaki tablo, değişiklik öncesi ve sonrası hükümleri karşılaştırmalı olarak göstermektedir:

Konu

Değişiklik Öncesi Düzenleme

7582 Sayılı Kanun Sonrası Düzenleme

Gelir Vergisi İstisnasının Üst Sınırı

Hizmet erbabına verilen pay senetlerinin rayiç değerinin, ilgili yıldaki brüt ücret tutarını aşmayan kısmı gelir vergisinden istisna edilmekteydi.

İstisna tutarı, hizmet erbabının ilgili yıldaki brüt ücret tutarının iki katını aşmayan kısmı olarak yeniden belirlenmiştir.

İstisnanın Tamamının Geri Alınması

Pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 3 tam yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı tahsil edilmekteydi.

Pay senetlerinin iktisap tarihinden itibaren 2 tam yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin tamamı tahsil edilecektir.

İstisnanın %75’inin Geri Alınması

Pay senetlerinin 4 ila 6 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75'i tahsil edilmekteydi.

Pay senetlerinin 3 ila 4 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %75'i tahsil edilecektir.

İstisnanın %25’inin Geri Alınması

Pay senetlerinin 7 ila 12 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25'i tahsil edilmekteydi.

Pay senetlerinin 5 ila 6 yıl içinde elden çıkarılması halinde istisna edilen verginin %25'i tahsil edilecektir.

 

Geri alınacak vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faiziyle birlikte işverenden tahsil edilecektir.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

4. Yurt Dışından Elde Edilen Kazanç ve İratlar İçin Vergi İstisnası

7582 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa mükerrer 20/C maddesinden sonra gelmek üzere mükerrer 20/D maddesi eklenmiştir.

Düzenleme kapsamında, Türkiye’de yerleşmiş sayılan gerçek kişilerin, Türkiye’de yerleşmiş sayılmasından önceki son üç takvim yılında Türkiye’de ikametgahının ve vergi mükellefiyetinin bulunmaması şartıyla, Türkiye dışında elde ettiği kazanç ve iratları 20 yıl süreyle gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Bu kapsamda elde edilen kazanç ve iratlar için yıllık gelir vergisi beyannamesi verilmeyecek; diğer gelirler nedeniyle beyanname verilmesi gereken hallerde de söz konusu kazanç ve iratlar beyannameye dâhil edilmeyecektir.

Ayrıca, istisna kapsamındaki kazanç ve iratlara ilişkin gider ve maliyetler, vergiye tabi kazanç ve iratların tespitinde dikkate alınmayacak; bu kazanç ve iratlar üzerinden yabancı ülkelerde ödenen vergiler ise Türkiye’de hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilemeyecektir.

Öte yandan, gerçek kişilerin bu madde kapsamına girmeden önce Türkiye’de elde ettikleri gayrimenkul sermaye iradı, menkul sermaye iradı veya değer artışı kazancı nedeniyle mükellefiyetlerinin bulunması, söz konusu istisnadan yararlanmalarına engel teşkil etmeyecektir.

İstisnadan yararlanma şartlarının sonradan taşınmadığının tespit edilmesi halinde ise zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler vergi ziyaı hükümleri çerçevesinde tarh edilecektir.

Düzenleme, 1/1/2026 tarihinden itibaren Türkiye’ye yerleşmiş sayılan gerçek kişilere uygulanmak üzere 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

5. Nitelikli Hizmet Merkezlerinde İstihdam Edilen Personelin Ücret İstisnası

7582 sayılı Kanunun 5’inci maddesiyle, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Ücretlerde” başlıklı 23’üncü maddesine eklenen bent ile nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerine ilişkin düzenleme yapılmıştır.

Yapılan düzenleme kapsamında; 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununun ek 1 inci maddesinde tanımlanan nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilen nitelikli hizmet personelinin ücretlerinin brüt asgari ücretin üç katını aşmayan kısmı  gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Ancak, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ile katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi’nde faaliyet gösteren nitelikli hizmet merkezleri açısından bu sınır brüt asgari ücretin beş katı olarak uygulanacaktır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

6. Nitelikli Hizmet Merkezi Tanımı ve Kapsamı

7582 sayılı Kanunun 6’ncı maddesiyle, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanununa Ek Madde 1 eklenerek “nitelikli hizmet merkezi” tanımı yapılmıştır.

Düzenleme uyarınca, nitelikli hizmet merkezi; en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve ikinci fıkrada belirtilen faaliyetleri yapmak üzere kurulan, yıllık hasılatlarının en az %80’ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde eden sermaye şirketlerini ifade etmektedir.

Bu merkezler tarafından;

a) Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri ile bu hizmetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetleri,

b) Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetleri,

sunulabilecektir.

Yurt içi faaliyetlere veya Türk hukukuna yönelik hukuk danışmanlığı hizmetlerinin, yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında hizmet sunmaya yetkili avukatlar veya avukat ortaklıklarından temin edilmesi gerekmektedir.

Kanunda ayrıca, söz konusu hizmetleri doğrudan yerine getiren ve destek personeli kapsamında değerlendirilmeyen çalışanlar “nitelikli hizmet personeli” olarak tanımlanmıştır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

7. Kurumlar Vergisi Kanununda Yurt Dışı Kazançlara ve Nitelikli Hizmet Merkezlerine İlişkin İndirim Düzenlemesi

7582 sayılı Kanunun 7’nci maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi değiştirilmiş ve aynı fıkraya (j) bendi eklenmiştir.

Yapılan düzenleme kapsamında;

Yurt dışından satın alınan malların Türkiye’ye getirilmeksizin yurt dışında satılmasından veya yurt dışında gerçekleşen mal alım satımlarına aracılık edilmesinden sağlanan kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.

Ancak, 4737 sayılı Endüstri Bölgeleri Kanunu kapsamında kurulan ve bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ile 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanunu hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır.

Söz konusu indirimden yararlanılabilmesi için; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmiş olması ve aracılık faaliyetine konu malların alıcısı ile satıcısının Türkiye’de bulunmaması şarttır.

4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu kapsamında nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumların, münhasıran bu faaliyetleri kapsamında yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i kurum kazancından indirilebilecektir.

Ancak, 4737 sayılı Kanun kapsamında kurulan ve bölgenin yabancı yatırım yoğunluğuna göre Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgeleri ile 7412 sayılı Kanun hükümlerine göre katılımcı belgesi alarak İstanbul Finans Merkezi Bölgesinde nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyette bulunan kurumlar bakımından bu oran %100 olarak uygulanacaktır.

Bu indirim; kazancın elde edildiği hesap dönemine ilişkin yıllık kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihe kadar Türkiye’ye transfer edilmesi şartıyla, nitelikli hizmet merkezinin faaliyete geçtiği hesap döneminden itibaren yirmi hesap dönemi itibarıyla uygulanacaktır.

Düzenleme; 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlarda 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemlerine) ilişkin kurum kazançlarına uygulanmak üzere 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

8. Üretim ve Zirai Üretim Faaliyetlerinden Elde Edilen Kazançlarda %12,5 Kurumlar Vergisi Oranı Uygulaması

7582 sayılı Kanunun 8’inci maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32’nci maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapılmıştır.

Düzenleme kapsamında, sanayi sicil belgesini haiz olup fiilen üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran üretim faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları ile zirai üretim faaliyetiyle iştigal eden kurumların münhasıran bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları üzerinden %12,5 oranında kurumlar vergisi hesaplanacaktır.

Söz konusu fıkra kapsamında indirimli kurumlar vergisi oranına tabi tutulan kazançlar için, Kurumlar Vergisi Kanununun 32’nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan indirim uygulamasından ayrıca yararlanılması mümkün olmayacaktır.

Düzenleme; 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara, özel hesap dönemine tabi olan kurumlar için ise 2027 takvim yılında başlayan özel hesap dönemleri ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

9. Yurt İçi Asgari Kurumlar Vergisi Matrahında Dikkate Alınacak İndirim ve İstisna Kapsamının Genişletilmesi

7582 sayılı Kanunun 9’uncu maddesiyle, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 32/C maddesinde yer alan bazı atıf hükümlerinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan düzenleme kapsamında, 32/C maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “(g) ve (h)” ibaresi “(g), (h), (i) ve (j)” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu değişiklikle birlikte, yurt içi asgari kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınan indirim ve istisna unsurlarının kapsamı genişletilmiş; (i) ve (j) bentlerinde düzenlenen transit ticaret, nitelikli hizmet merkezi faaliyetleri ile İstanbul Finans Merkezi kapsamında elde edilen kazançlara ilişkin indirimlerin de söz konusu fıkra kapsamına dahil edilmesi sağlanmıştır.

Düzenleme; 1/7/2026 tarihinden itibaren verilmesi gereken beyannamelerden başlamak üzere, 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemlerine (özel hesap dönemi tayin edilen kurumlarda 1/1/2026 tarihinden itibaren başlayan hesap dönemlerine) ilişkin kurum kazançlarına uygulanmak üzere 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

10. 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa Eklenen Geçici 19. Madde Kapsamında Varlık Barışı Düzenlemesi

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen Geçici 19. Madde ile, vergiye gönüllü uyumun artırılması amacıyla gerçek ve tüzel kişilere yurt dışında bulunan varlıklarını ve belirli şartlar dahilinde yurt içinde kayıt dışı bulunan varlıklarını ekonomiye kazandırma imkânı tanınmıştır.

Yurt Dışındaki Varlıkların Türkiye'ye Getirilmesi

Gerçek veya tüzel kişilere ait yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31 Temmuz 2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Bildirim konusu varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içerisinde Türkiye'de bulunan banka veya aracı kurumlarda adlarına açılmış hesaplara transfer edilmesi gerekmektedir. Yurt dışından fiziki olarak getirilen varlıkların ise aynı süre içinde söz konusu hesaplara yatırılması zorunludur.

Fiziki olarak yurda getirilen varlıkların Türkiye'ye giriş yaptığı, Gümrük İdaresine yapılan beyanlara ilişkin belgelerle tevsik edilecektir. Gümrük İdaresi, bu kapsamda alınan beyanlara ilişkin bilgileri, beyanın alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar Gelir İdaresi Başkanlığına bildirecektir.

Yurt İçinde Bulunup Kayıtlarda Yer Almayan Varlıklar

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

Bu varlıkların bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırılarak tevsik edilmesi gerekmektedir.

Defter Kayıtları ve Fon Hesabı Uygulaması

Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından bildirim tarihi itibarıyla kanuni defterlere kaydedilecektir.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler:

Serbest meslek ve işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise söz konusu varlıkları kayıtlarında ayrıca göstereceklerdir.

Bildirilen varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

Bu varlıklar bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilecektir.

Gelir veya Kurumlar Vergisi Mükellefi Olmayanlar

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişiler, bildirimde bulundukları varlıklarını iki ay içinde Türkiye’ye getirmeleri ve yurt içinde bulunan varlıklarını ise bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlara yatırmak suretiyle tevsik etmeleri halinde madde hükümlerinden yararlanabileceklerdir.

Bu kişiler bakımından, maddenin dördüncü fıkrasında yer alan fon hesabı ve kayıt şartları aranmayacaktır.

Ödenecek Vergi ve Vergi Oranları

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin olarak, bildirim sahibinden varlıkların değeri üzerinden hesaplanan vergiyi peşin olarak tahsil edecektir. Tahsil edilen vergi, bildirimi izleyen ayın on beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla ilgili vergi dairesine beyan edilerek aynı süre içerisinde ödenecektir.

Esas vergi oranı %5 olmakla birlikte, bildirilen varlıkların vadeli mevduat hesaplarında, 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen devlet iç borçlanma senetleri ve kira sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde indirimli vergi oranları uygulanacaktır.

Buna göre;

Taahhüt Süresi

Vergi Oranı

En az 5 yıl

%0

En az 4 yıl

%1

En az 3 yıl

%2

En az 2 yıl

%3

En az 1 yıl

%4

Taahhüt verilmemesi

%5

Ayrıca, 1 Ocak 2027 ile 31 Temmuz 2027 tarihleri arasında (bu tarih dahil) yapılacak bildirimlerde yukarıdaki oranlara 0,5 puan ilave edilecektir. Cumhurbaşkanına tanınan yetki kapsamında bildirim süresinin uzatılması halinde ise uzatma süresinde yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla toplamda  1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır.

Bu kapsamda verilecek taahhütnameler damga vergisinden istisna tutulmuştur.

Ödenen Verginin Gider Yazılamaması ve Zararların İndirime Konu Edilememesi

Bu düzenleme kapsamında ödenen vergi, hiçbir şekilde gider olarak dikkate alınamaz ve herhangi bir vergiden mahsup edilemez.

Bildirime konu edilen varlıkların elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gider veya indirim olarak kabul edilmez.

Vergi İncelemesi ve Tarhiyat Güvencesi

Bu madde kapsamında bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar nedeniyle hiçbir surette vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. Ancak, diğer mevzuat hükümleri uyarınca uygulanması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmeyecektir.

Diğer nedenlerle başlayan vergi incelemeleri ile takdir komisyonu kararları sonucu bulunan matrah farkının madde kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah farkına eşit ya da fazla olması durumunda matrah farkına ilişkin tarhiyat yapılmayacaktır. 

Bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespitine rağmen söz konusu varlık tutarlarından büyük olması durumunda sadece aradaki fark tutar üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır.

Buna karşılık, vergi incelemesi veya takdir komisyonu kararları sonucunda bildirime konu edilen varlıklar dışındaki nedenlerle matrah farkı tespit edilmesi durumunda, bu madde kapsamında bildirilen tutarlar, bulunan matrah farkından mahsup edilmeksizin tarhiyat yapılacaktır.

Şartların İhlali Halinde Uygulanacak Hükümler

Kanun kapsamında bildirilen yurt dışı varlıkların, bildirim tarihinden itibaren iki ay içerisinde Türkiye'ye getirilmemesi veya Türkiye'deki banka ya da aracı kurumlarda açılan hesaplara transfer edilmemesi; yurt içi varlıkların ise öngörülen süre içerisinde banka veya aracı kurumlara yatırılmaması durumunda, düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi ve tarhiyat güvencesinden yararlanılamayacaktır.

Aynı şekilde, bildirilen varlıklara ilişkin hesaplanan verginin süresinde ödenmemesi, verilen taahhütlere uyulmaması veya Kanunda öngörülen diğer şartların yerine getirilmemesi halinde de söz konusu güvenceler geçerliliğini kaybedecektir.

Bu durumlarda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın gecikme faizi ile birlikte tahsil edilecektir.

Öte yandan, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra bu madde kapsamında yapılan bildirimler nedeniyle, söz konusu inceleme veya takdir komisyonu kararları sonucunda yapılacak tarhiyatlar bakımından da vergi incelemesi ve tarhiyat güvencesi hükümleri uygulanmayacaktır.

Tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmemesi, vergi aslının gecikme zammı ile birlikte 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilmesine engel teşkil etmeyecektir.

Ayrıca, bu madde kapsamında tahsil edilen vergiler red ve iade edilmeyecektir.

Düzeltme Yasağı

Bildirim süresi sona erdikten sonra yapılan bildirimler üzerinde düzeltme yapılamayacaktır.

Cumhurbaşkanı ve Bakanlığın Yetkileri

Cumhurbaşkanı, 31 Temmuz 2027 tarihinde sona erecek olan bildirim süresini, bitim tarihinden itibaren her defasında altı ayı aşmamak üzere toplamda bir yıla kadar uzatmaya yetkilidir.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ise bu madde kapsamındaki varlıkların Türkiye'ye getirilmesi, bildirilmesi ve işletme kayıtlarına alınmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. Bakanlık ayrıca bildirim ve beyanların şekli, uygulamada kullanılacak bilgi ve belgeler ile düzenlemenin uygulanmasına ilişkin diğer hususları belirleyebilecektir.

11. Teknogirişim Şirketlerine İlişkin Yapılan Düzenlemeler

7582 sayılı Kanunun 11’inci maddesiyle, 5746 sayılı Araştırma, Geliştirme ve Tasarım Faaliyetlerinin Desteklenmesi Hakkında Kanunun 3’üncü maddesine iki yeni fıkra eklenmiştir.

Yapılan düzenleme kapsamında;

(1) Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca verilen teknogirişim rozetine sahip halka açık olmayan şirketlerin, paya dönüştürülebilir borç sözleşmelerine dayanarak gerçekleştirecekleri şarta bağlı sermaye artırımlarında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun şarta bağlı sermaye artırımına ilişkin hükümleri uygulanmayacaktır. Bu kapsamdaki şirketlerin şarta bağlı sermaye artırımlarına ilişkin usul ve esaslar, Ticaret Bakanlığının görüşü alınarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecektir.

(2) 4691 sayılı Kanun kapsamında kuluçka girişimcisi olmaya hak kazanmış girişimciler tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenecek dijital şirket tanımına uygun olarak kurulan ve işletilen şirketler, kuruluş tarihinden itibaren üç yıla kadar, 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanununun 24 üncü maddesinde tanımlanan ücret ve aidat ödemelerinden muaf tutulacaktır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

12. İstanbul Finans Merkezi’nde Ücretlere Uygulanan Gelir Vergisi İstisnasının Kapsamının Genişletilmesi

7582 sayılı Kanunun 12’nci maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan “Katılımcı belgesi almış finansal kuruluşların” ibaresi “Katılımcıların” şeklinde değiştirilerek, İstanbul Finans Merkezi’nde uygulanan istisnanın kapsamı genişletilmiş; böylece yalnızca finansal kuruluşlar ile sınırlı uygulama, tüm katılımcıları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmiştir.

Ayrıca, anılan fıkraya eklenen cümle ile, nitelikli hizmet merkezlerinin bu istisnadan yararlanan personeline 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 23’üncü maddesinin birinci fıkrasının (20) numaralı bendinde yer alan ücret istisnasının ayrıca uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

13. İstanbul Finans Merkezi Teşvik Süresinin Uzatılması

7582 sayılı Kanunun 13’üncü maddesiyle, 7412 sayılı İstanbul Finans Merkezi Kanununun geçici 1’inci maddesinde değişiklik yapılmıştır.

Yapılan düzenleme kapsamında, İstanbul Finans Merkezi’nde finansal faaliyetlerden elde edilen kazançlara yönelik vergi avantajının uygulanma süresi uzatılmış; geçici 1’inci maddenin birinci fıkrasında yer alan “2031” ibaresi “2047” şeklinde değiştirilmiştir.

Ayrıca, aynı maddenin ikinci fıkrasında yer alan “beş” ibaresi “yirmi” şeklinde değiştirilerek, harç muafiyetinin uygulanma süresi 20 yıla çıkarılmıştır.

Düzenleme, 04/06/2026 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

Söz konusu Kanuna aşağıdaki bağlantı yolunu kullanarak ulaşabilirsiniz.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/06/20260604-1.htm

 

Saygılarımızla

VİZYON GRUBU