VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞ (SERİ NO: 1) RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANDI

06Temmuz2026Sayı: 2026/65
PDF İNDİR

4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ (Seri No: 1) ile, 7582 sayılı Kanun kapsamında 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’na eklenen geçici 19 uncu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenmiş olup, söz konusu düzenlemeye ilişkin açıklamalar aşağıda özetlenmiştir.

1. Bildirime Konu Varlıklar

Yurt dışında bulunan veya Türkiye’de bulunmakla birlikte kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar banka veya aracı kurumlara bildirilebilecektir.

2. Yurt Dışında Bulunan Varlıklara İlişkin Bildirim

Yurt dışında bulunan ve bildirime konu olan varlıklar, 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar Tebliğ ekinde yer alan EK-1 Bildirim Formu ile Türkiye’deki bankalara veya (yalnızca menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için olmak üzere) aracı kurumlara bildirilecektir.

Gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından da yapılabilmesi mümkündür.

Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden fazla bildirimde bulunulması mümkündür.

Bildirimlerde hata yapılması veya bildirime konu varlık tutarının değiştirilmek istenmesi halinde, Tebliğde öngörülen süre ve usuller çerçevesinde düzeltme yapılabilecektir.

Ancak bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transfer edilmesi veya yatırılmasından sonra yapılan bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen vergilerin iadesi mümkün değildir. Ayrıca, bildirim süresinin sona ermesinden sonra yapılan düzeltme talepleri dikkate alınmayacak olup, 31/7/2027 tarihine kadar yapılan bildirimler bu tarihten sonra düzeltilemeyecektir.

Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.

3. Bildirime Konu Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Türkiye’ye Getirilmesi

Bildirime konu edilen yurt dışı varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi zorunlu olup, hesap sahibi ile yurt dışından varlığı transfer eden kişinin farklı olması bu yükümlülüğün yerine getirilmesine engel teşkil etmeyecektir.  

Söz konusu varlıkların fiziki olarak Türkiye’ye getirilmesi halinde, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde olmak kaydıyla; gümrük işlemlerinin tamamlanarak ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara yatırılması gerekmektedir. Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye fiziki olarak getirilmesi sırasında Gümrük İdaresince bu varlıkların banka veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belge aranılacaktır. Söz konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, bu varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin ibraz edilmesi gerekmektedir.

Yurt dışında bulunan ve kapsama girmeyen varlıkların (örneğin taşınmazların) 31/7/2027 tarihine kadar kapsama giren varlıklara dönüştürülmek suretiyle Madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye getirilmesi mümkündür.

Banka dekontu veya aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir.

4. Yurt İçinde Bulunan Varlıklara İlişkin Bildiri

Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine (bu tarih dâhil) kadar EK-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara bildirilebilecek olup, söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda bulunulmayacaktır.

Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan mükellefler ve mükellefiyeti bulunmakla birlikte mükellefiyetiyle ilişkilendirilmeksizin madde hükmünden yararlanmak isteyen gelir vergisi mükellefleri, Türkiye’de bulunan ancak halihazırda banka ve aracı kurumlarda yer almayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları için bildirimde bulunmak suretiyle Madde hükümlerinden yararlanabilecektir.

Şahıs şirketleri ile adi ortaklıklar gelir veya kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmamakla birlikte stopaj ve katma değer vergisi yönünden mükellefiyet tesis edilmiş olup, bu kapsamda söz konusu yapılar adına bildirimde bulunulması mümkün bulunmakta ve bildirilen varlıklar dolayısıyla şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar bakımından katma değer vergisi, ortaklar bakımından ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkânından yararlanılabilecektir.

5. Bildirime Konu Varlıklar Üzerinden Ödenecek Vergi

Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklar üzerinden %5 oranında peşin vergi tahsil edecektir.

Ancak söz konusu varlıkların vadeli hesaplarda veya 4749 sayılı Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikaları ya da girişim sermayesi yatırım fonlarında aşağıda belirtilen sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi halinde vergi oranı;

a) En az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,

b) En az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,

c) En az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,

ç) En az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,

d) En az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4,

olarak uygulanacaktır.

Bu indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi için, EK-2’de yer alan taahhütnamenin, bildirim sırasında banka veya aracı kurumlara verilmesi zorunludur. Bu kapsamda verilecek taahhütnameler için damga vergisi alınmayacaktır.

Bildirilen varlıklara ilişkin olarak taahhütte bulunanların, yurt dışındaki varlıkların transfer edildiği veya yatırıldığı tarihten, Türkiye’deki varlıkların ise bildirildiği tarihten itibaren on gün içerisinde, bildirilen tutarları taahhüt konusu varlıklara dönüştürmeleri gerekmektedir.

Taahhüt edilen sürelerin başlangıcı olarak, bildirime konu varlıkların vadeli hesaplara, Devlet iç borçlanma senetleri, kira sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırıldığı tarih esas alınacaktır.

Bildirimde bulunanlar tarafından taahhüt şartlarına uyulmaması halinde, varlığın bulunduğu banka veya aracı kurum tarafından bildirim tutarı üzerinden zamanında tahsil edilemeyen vergi ve gecikme faizi kesinti yoluyla tahsil edilerek vergi dairesine ödenecek olup, ayrıca bu kapsamda zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmayacaktır.

Bildirilen varlıkların Türkiye’ye getirilmemesi, banka veya aracı kurumlara transfer edilmemesi ya da yatırılmaması suretiyle şartların ihlali halinde, taahhüt nedeniyle zamanında tahsil edilemeyen vergiler gecikme faiziyle birlikte vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın vergi dairesince aranacaktır.

1/1/2027 – 31/7/2027 tarihleri arasında yapılacak bildirimlerde vergi oranlarına 0,5 puan ilave edilecek olup, söz konusu sürenin yetki ile uzatılması halinde uzatma döneminde yapılacak bildirimlerde vergi oranlarına ilave 0,5 puan daha eklenmek suretiyle toplamda 1 puan artırımlı oran uygulanacaktır.

6. Şirketlerin Kanuni Temsilcileri, Ortakları Veya Vekilleri Adına Görünen Varlıkların Durumu

Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin ortakları adına Madde kapsamına giren varlıkları 4/6/2026 tarihinden önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 4/6/2026 tarihi itibarıyla kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının bu Tebliğde yapılan açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirimde bulunmak suretiyle Madde hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.

Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen varlıklar, söz konusu Madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler adına bildirime konu edilmesi halinde Madde hükmünden yararlanılabilmesi mümkündür. Ancak, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.

7. Varlıkların Bildirim Değeri

Banka veya aracı kurumlara yapılacak bildirimlerde varlıkların Türk lirası karşılığı esas alınacak olup, yurt içinde veya yurt dışında bulunan varlıklar bildirildiği tarih itibarıyla aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:

a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.

b) Altın, rayiç bedeliyle.

c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.

ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici bulunmaması halinde rayiç bedelle, bu bedelin tespit edilememesi durumunda alış bedeliyle, alış bedelinin de bilinmemesi halinde ise itibari (nominal) değerle; yatırım fonu katılma payları ise ilgili piyasasında oluşan kapanış fiyatı üzerinden değerlenecektir.

Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/7/2027 tarihine kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri esas alınacaktır.

Bildirilen varlıkların taahhüt edilen varlıklara dönüştürülmesinde, dönüşüme konu edilen varlıkların bu maddede yer alan değerleme ölçütlerine göre belirlenen dönüşüm tarihindeki değeri dikkate alınır.

8. Bildirilen Varlıkların Kanuni Defter Kayıtlarına İntikal Ettirilmesi

Bildirilen varlıklar, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükellefler tarafından kanuni defterlere kaydedilecek olup, bu kapsamda defter tutma yükümlülüğü bulunmayan mükellefler açısından herhangi bir kayıt zorunluluğu bulunmamaktadır.

Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, söz konusu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açacak, bu tutarları sermayenin bir unsuru sayarak iki yıl süreyle işletmeden çekemeyecek ve sermaye artırımı dışında herhangi bir amaçla kullanamayacaktır; ayrıca işletmenin tasfiyesi ile 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun 19 ve 20 nci maddeleri kapsamında gerçekleşen devir ve bölünme hallerinde bu tutarlar vergilendirilmeyecektir.

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutan mükellefler ise bildirilen kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterecektir.

Bildirilen varlıklar dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerine dâhil edilecek ve bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.

Türkiye’de bulunan varlıklar ise bildirildikleri tarih itibarıyla belirlenen Türk lirası karşılığı ile yasal defterlere kaydedilecek ve elden çıkarılmaları halinde bu bedel satış kazancının tespitinde esas alınacaktır.

9. Gelir ve Gider Uygulaması

Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. 

Söz konusu varlıkların elde tutulması ve elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar ise genel esaslar çerçevesinde gelirin veya kurum kazancının tespitinde dikkate alınacaktır.

Bildirilen varlıklar nedeniyle ödenen vergiler, hiçbir suretle gider yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.

10. İnceleme ve Tarhiyat Yapılmayacak Haller

Bildirimde bulunulan varlıklara isabet eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmayacaktır. 

Bu hükümden yararlanabilmek için;

a) Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların;

1) Bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,

2) Bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,

3) Bildirime konu edilen varlıkların 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,

b) Türkiye’de bulunan ve bildirime konu edilen varlıkların;

1) Bildirilen varlıkların 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,

2) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlar tarafından banka veya aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik edilmesi,

3) Madde kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,

gerekmektedir.

Bildirilen varlıklar bakımından yukarıda belirtilen şartların yerine getirilmemesi halinde, Madde kapsamında sağlanan vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin hükümlerden yararlanılması mümkün olmayacaktır.

Bildirilen varlıklar dışındaki nedenlerle başlatılan vergi incelemeleri veya takdire sevk işlemleri sonucunda mükellefler hakkında matrah farkı tespit edilmesi halinde, söz konusu farkın bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen tutarın matrah farkına eşit veya fazla olması durumunda gelir ve kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacak; matrah farkının bildirilen tutarı aşması halinde ise yalnızca aşan kısım üzerinden vergi tarhiyatı yapılacaktır.

Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen tarihten sonra bildirimde bulunulması, vergi incelemesi ve takdir komisyonu kararına istinaden bulunan matrah farkları üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve bildirime konu edilen tutarlar mahsuba konu edilemeyecektir. Öte yandan, vergi dairesi ya da vergi incelemesine yetkili olanların ıttılaına girmekle birlikte vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden önce bildirimde bulunulması durumunda ise Madde hükmünden yararlanılabilecektir.

 

Söz konusu Tebliğde uygulama örneklerine de yer verilmiş olup, Tebliğe aşağıdaki bağlantı üzerinden ulaşabilirsiniz.

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/07/20260704-12.htm

 

Saygılarımızla

VİZYON GRUBU